SAYISAL BİLGİLER

1. Genel, Yabancı ve Türk Nüfus

 

Vatandaşlarımızla ilgili olarak İngiltere’deki resmi istatistikler 2001 Nüfus Sayımına dayalı olup İngiltere ve Galler’i kapsamaktadır (İstatistiklere İskoçya dahil değildir). 2001 Nüfus Sayımına göre  İngiltere’deki genel, yabancı ve Türk nüfusa dair bilgiler aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

 

(Nisan 2001 tarihi itibarıyla)

 

 

Genel

Yabancı

Türk

Erkek

28.579.867

-

29,063

Kadın

30.209.320

-

23,830

Toplam

58.789.187

4.635.296

52,893

Kaynak: Ulusal İstatistik Bürosu

 

İngiltere’de nüfus sayımı her 10 yılda bir yapılmakta olup bundan sonraki sayım 2011 yılında yapılacaktır. Bu nedenle İngiltere’de güncel resmi istatiklere ancak gelecek nüfus sayımı sonrası erişim mümkün olabilecektir. Bununla birlikte Ulusal İstatistik Bürosu, 2001 Nüfus Sayımı verilerini yansıtma yoluyla güncelleyerek 2006 yılı itibariyle Birleşik Krallık’ta kişilerin doğum yerine dayalı yeni tahminleri yayınlamıştır. Sözkonusu rakamlar aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

 

(2006 yılı itibarıyla)

 

Birleşik Krallık Vatandaşı

Türk Vatandaşı 

Diğer Yabancılar

Toplam Nüfus (Yabancılar dahil)

52.992.000

67.000

5.796.000

58.855.000

Kaynak: Ulusal İstatistik Bürosunun 2001 Nüfus Sayımına ve İşgücü İstatistiklerine dayanarak yansıtma yoluyla yaptığı tahmin

 

Ulusal İstatistik Bürosunun 2006 tahminlerinde kadın erkek nüfusu ayrımı yapılmamıştır. Sözkonusu tahminlerde Kıbrıs’ta doğduğunu belirtenlerin sayısı da 70.000 olarak verilmektedir. Ancak kişilerin Kıbrıs’ın hangi kesiminde doğduğuna dair herhangi bir ayırım yapılmamıştır.

 

Londra Başkonsolosluğumuza işlem yaptırmak için başvuran vatandaşlarımıza dair kayıtlar ve İngiltere’deki Türk dernekleri ve kuruluşlarının tahmini rakamları, Türk nüfusunun gerek 2001 yılı Nüfus Sayımı verilerinin gerekse 2006 yılında yansıtma yoluyla yapılan tahminlerin çok üstünde olduğuna işaret etmektedir. Bu kanaat İngiltere yetkili makamları tarafından da  genel kabul görmektedir. Nitekim, İngiltere yetkili makamları, 2011 Nüfus Sayımında yabancılar kategorisinde bazı büyük etnik grupların yanısıra Türklere de yer verilmesi için ilgili taraflarla bir danışma süreci başlatmıştır.  

 

2008 yılı sonu itibariyle anılan Başkonsolosluğumuza kayıtlı 140.000 vatandaşımız bulunmaktadır. Sözkonusu sayısal değer, kayıtlı tüm vatandaşlarımızın halen İngiltere’de ikamet ettiği anlamına gelmese de İngiltere’deki nüfusumuzun resmi verilerin oldukça üzerinde olduğunu göstermektedir. Ayrıca, İngiltere’de iltica, kaçak vb. yollarla gelerek bilahare İngiltere vatandaşlığını alan ve Başkonsolosluğumuzla hiç teması olmayan Türkiye doğumlu kayda değer bir nüfusun Başkonsolosluğumuz kayıtlarına yansımadığı da bilinmektedir. Diğer taraftan, Kuzey Kıbrıs Londra Temsilciliği tahminlerine göre, İngiltere’de 100.000 civarında Kıbrıslı soydaşımız bulunmaktadır.

 

2. Çalışan Vatandaşlarımızın Sayısı

 

 

Sayı

Oran %

 İşçi-Kısmi zamanlı

4.118

7,78

 İşçi-Tam zamanlı

8.043

15,21

 Kendi Namına Çalışan-Kısmi zamanlı

814

1,54

 Kendi Namına Çalışan-Tam zamanlı

3.691

6,98

 İşsiz

4.279

8,09

 Kısmi zamanlı çalışan öğrenciler

1.513

2,86

 Ekonomik Bakımdan Faal Olanlar Toplamı

22.458

42,46

 Emekli

935

1,77

 Öğrenci

5.388

10,19

 Ev/Aile içi bakıcı

6.671

12,61

 Devamlı hasta ve işgöremez

2.381

4,50

 Diğerleri

7.669

14,50

 Ekonomik Bakımdan Faal Olmayanlar Toplamı

23.044

43,57

 16-74 Yaş Grubunda Olmayan

7.389

13,97

 Genel Toplam

52.891

  100

Kaynak : Ulusal İstatistik Bürosu, 2001 yılı nüfus sayımı verilerinin yardımıyla

                hazırlanan Türkiye doğumlulara ait ayrıntılı tablolar.

 

3. Çalışan Vatandaşlarımızın Endüstri Kollarına Göre Dağılımı

 

Endüstri Kolu

Sayı

Tarım, hayvancılık ve ormancılık

82

Balıkçılık

3

Madencilik

27

İmalat

1.890

Elektrik, gaz ve su işleri

34

İnşaat

536

Toptan ve perakende ticaret

3.880

Otel ve restoran işletmeciliği

4.415

Taşıma, depolama ve iletişim

1.102

Mali aracılık

595

Emlak, kiralama vb. iş faaliyetleri

1.924

Kamu yönetimi, savunma ve sosyal güvenlik

345

Eğitim

786

Sağlık

1.002

Diğer

5.837

Toplam

22.458

Kaynak: Ulusal İstatistik Bürosu, 2001 nüfus sayımı verileri, Türkiye doğumlulara

ait ayrıntılı tablolar

 

 

4. Yabancılar ve Vatandaşlarımız Arasındaki İşsizlik Durumu

 

(2004 yılı tarihi itibarıyla)

 

Erkek %

Kadın %

Hintliler

7

8

Türkler

Ortalama 10.7

Pakistanlılar

11

20

Bangladeşliler

13

-

Çinliler

10

7

Diğer Asyalılar

11

7

Siyah Karayipliler

14

12

Siyah Afrikalılar

13

12

Karışık Gruplar

13

12

Diğer Etnik Gruplar

5

4

Kaynak: Ulusal İstatistik Bürosu tarafından yürütülen yıllık nüfus araştırması

             (Ocak 2004-Aralık 2004).

 

5. Serbest Çalışan Vatandaşlarımızla İlgili Veriler

          

Kısmi zamanlı çalışanlar

Tam zamanlı çalışanlar

Toplam

814

3.691

4.505

 Kaynak: Ulusal İstatistik Bürosu, 2001 nüfus sayımı verilerinin yardımıyla

              hazırlanan Türkiye doğumlulara ait ayrıntılı tablolar

 

6. İngiltere Sigorta Kurumu tarafından Türkiye’ye gönderilen ödenekler

 

2008 yılında İngiltere,  Türkiye’de ikamet eden 1.280 kişiye 5.333.038.25 Sterlin tutarında ödenek transferi yapmıştır. Sözkonusu ödenekler İngiltere sigorta sistemine kayıtlı olup Türkiye’de ikamet eden tüm sigortalılara (İngiliz/Türk vb.) ait olup vatandaşlık bazında kayıtlar bulunmamaktadır.

 Kaynak: İngiltere Sosyal Sigorta Kurumu Yurtdışı Sigorta Hizmetleri Dairesi, 2008

 

7. Aile Yardımlarıyla (Çocuk Paraları) İlgili Sayısal Bilgiler ve Aile (Çocuk)

    Yardımlarının   Miktarı

 

Çocuk ödeneği (child benefit), en büyük çocuk için haftalık 18.80 Sterlin, diğer her bir çocuk için ise 12.55 Sterlindir.

 

Çocuk Vergi Kredisi (Child Tax Credit) ise gelir düzeyi düşük çocuklu aileleri desteklemeye yönelik bir sosyal yardımdır. Bir veya daha fazla sayıda çocuk sahibi olanlar gelir seviyelerine/özürlü çocukları olup olmaması gibi faktörlere bağlı olarak yıllık 545-1020 Sterlin arasında değişen bu ödenekten yararlanabilirler.

 

8. Türk Derneklerine İlişkin Sayısal Bilgiler (Dernek Türlerine Göre)

 

Londra Başkonsolosluğumuzla temas halinde olan 30 dolayında Türk dernek ve kuruluşu bulunmaktadır. Bunların 16'sı 2002 yılında oluşturulan "İngiltere Türk Dernekleri Federasyonu"nun üyesidir. 2005 yılı sonunda yönetimini yenileyen Federasyon'un 2006 yılı Mart ayında yapılacak Genel Kurulunu müteakip daha yoğun ve etkili faaliyetlerde bulunması beklenmektedir.

 

İngiltere Türk Dernekleri Federasyonu'na üye dernekler alfabetik sırayla aşağıda sunulmaktadır:

 

  Anadolu Kültür Merkezi

  Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD)

  Avrupa Türk Spor Birliği (ATSB)

  Britanya Türk Kadınları Derneği

  Güney Pekünlüler Kültür ve Eğitim Derneği

  İngiltere Mustafa Kemal Derneği

  İngiltere Türkleri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği

  İngiltere Türk Diyanet Vakfı

  İngiltere Türk-İslam Kültür Merkezi Vakfı

  İngiltere Türk Öğretmenler Derneği

  MÜSİAD-UK

  Tekstil Endüstrisini Geliştirme Derneği (TIDA)

  Turkish Forum-UK

  Türk Bankacılar Derneği

  Türk-İngiliz Ticaret ve Sanayi Odası (TBCCI)

  Türk Yaşlılar Kulübü

Diğer taraftan, geçtiğimiz yıllarda vatandaşlarımız ve Kıbrıslı soydaşlarımız tarafından kurulan "Metropolitan Polis Derneği", "Türk Hukukçular Derneği", "Genç Türkler Kulübü" gibi dernek ve kuruluşlar Başkonsolosluğumuzla yakın işbirliği yapmaktadırlar.

Son dönemde Londra dışında yaşayan bazı vatandaşlarımızın da dernekleşmeye önem vermeye başladıkları ve bu çerçevede kurulan "İskoçya Dostluk Derneği", "Nottingham Türk Derneği", "Reading Türk Derneği" ve "Swindon Türk Halk Birliği" gibi dernek ve kuruluşların Başkonsolosluğumuzla irtibat halinde bulunduğu gözlenmektedir.

 

9. Vatandaşlarımızın Yönetime Katılımı ile İlgili Sayısal Bilgiler

 

İngiliz vatandaşlığına geçen yurttaşlarımızın sayısı 50 bine yaklaşmıştır. 18 yaşın üzerinde İngiliz uyruklu 25 bin dolayındaki vatandaşımız seçme ve seçilme hakkına sahiptir.

 

1994 yerel seçimlerinde Belediye Meclislerine sadece KKTC vatandaşı 3 soydaşımız girebilmişken, 1998 ve bilahare 2002 seçimlerinde Türk politikacıların sayısı giderek artmış ve Türkiye'de yetişmiş kişilerin de politika sahnesinde yer almaya başladıkları gözlenmiştir. Vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı Kuzey Londra'nın Hackney, Islington, Haringey, Enfield Belediye Meclisine seçilmiş 8 Türk ve KKTC vatandaşı bulunmaktadır. 2006 yılı Mayıs ayında yapılacak yerel seçimlerde İşçi Partisinden 12, Muhafazakâr Partiden 9, Liberal Demokrat Partiden 2 ve Saygı Partisinden 3 kişi olmak toplam 26 Türk ve KKTC vatandaşı aday olarak katılacaktır. İngiltere'de yaşayan Türk vatandaşlarının yerel seçimlere katılabilmeleri için İngiliz vatandaşı olma şartı bulunmamaktadır. Devamlı oturma izni olan vatandaşlarımız seçme ve seçilme hakkına sahiptir. Bununla birlikte vatandaşlarımız seçmen kütüklerine kayıt yaptırmayı yeterince önemsemedikleri için seçimlere katılım gerekenden düşük olmaktadır.

 

Bunda kuşkusuz vatandaşlarımızın İngiltere'de ikamet etmeyi ve çalışmayı geçici görmelerinin ve bir gün mutlaka Türkiye'ye dönme hedeflerinin etkisi vardır. Ancak yine bilinmektedir ki, genellikle çok az sayıda vatandaşımız tamamen geri dönüş yapabilmekte, çocuklarının İngiltere'de yetişmiş olmalarına bağlı olarak eğitim, iş, vb. kaygılarla, ya da yıllar içinde burada sahip oldukları bazı avantajlar nedeniyle kesin dönüş, birçok vatandaşımız için genellikle bir özlem olmaktan öteye gidememektedir. Bu kapsamda Türk politikacılar, İngiltere'deki Türk nüfusu yoğun olarak politikaya çekmenin büyük önem taşıdığını, o nedenle kendilerinin topluma örnek olmak gibi bir misyon üstlendiklerini, politikayı sürdürmelerinde bunun büyük etkisi olduğunu ifade etmektedirler. Gerçekten de vatandaşlarımızın siyasi etkinlikleri, nüfuslarıyla doğru orantılı değildir. Sadece nüfus büyüklüğünün politikada etkili olmak için yeterli olmadığı, yönetime katılma iradesinin de güçlü olması gerektiği dikkate alınarak İngiltere'deki tüm Türk kuruluşlarının vatandaşlarımızın yönetime katılmasını teşvik edecek çalışmalar yapması gerekmektedir.

MEVZUAT VE UYGULAMA DEĞİŞİKLİKLERİ

1. Çalışma ve Emeklilik Bakanlığı'nın 5 Yıllık Strateji Planı

2005 yılı Nisan ayında Hükümet gelecek 5 yılda Çalışma ve Emeklilik Bakanlığı'nın hedeflerini belirleyen 5 yıllık Strateji Planını açıklamıştır. Strateji;

�  Daha uzun süre çalışmayı ve tasarruf yapmayı seçen daha fazla sayıda kişiyi istihdam piyasasında tutmayı,

 Aileleri ve çocukları desteklemeyi ve

 Emeklilikte mali güvenceyi sağlamayı ve insan onurunu korumayı

amaçlamaktadır. Bu hedeflere ulaşılmasında aşağıdaki hususlar gözetilmektedir:

  İş kazalarını, meslek hastalıklarını ve hastalık nedeniyle işe gelmemeyi azaltmak üzere işyerlerinin sağlık koşulları bakımından geliştirilmesi,

 Çalışanların rehabilitasyonunda işverenin daha aktif rol oynaması,

 Genel sağlık sisteminin kişilerin işe dönmesini daha fazla teşvik etmesi,

 Genişletilmiş istihdam danışmanlığı ve desteği tesisi ve

 Özürlülerin haklarının sürekli olarak geliştirilmesi.

 

Emeklilik

Anılan strateji, kişilere istekleri halinde daha uzun çalışma seçeneği vermek üzere kamu emeklilik (State Pension) aylığına bağlanmayı erteleyecek teşvikler sunmaktadır. Buna göre, bir kişi emekli aylığını kesintisiz olarak en az 12 ay boyunca ertelemiş olması halinde tek seferde peşin olarak ve % 1 fazlasıyla alabilecektir.

Hükümet, işyeri emekliliği programlarının etkin biçimde geliştirilmesi gerektiğine inanmaktadır. Bu nedenle, gerek İstihdam Ofislerinde (jobcentres) gerekse bu ofislerin web sayfalarında ilan edilen açık işlerde işyeri emeklilik programlarının da iş ilanları ile birlikte ayrıntılı olarak belirtilmesi için gerekli çalışmalar yürütülmektedir.

İngiltere'de son derece düşük emekli aylıkları ödeyen kamu emeklilik programı (State Pension) dışında işyeri bazında oluşturulan mesleki emeklilik programlarının (Occupational Pensions) büyük bölümünün, son yıllarda ciddi mali sorunlar yaşamasına bağlı olarak yıllarca bu sandıklara prim ödeyen çalışanlar mağduriyet yaşamışlardır. Fon, 1 Ocak 1997 - 5 Nisan 2005 arasında kurulan ve işverenin 28 Şubat 2006 tarihine kadar ödeme aczine düştüğünün belirlendiği emeklilik programlarının üyelerine yardım sağlamaktadır. Anılan Fondan yararlanabilmek için, 14 Mayıs 2004 tarihinde programın normal emeklilik yaşı veya üzerinde bulunmak gerekmektedir. Hak sahipleri, emekli aylıklarının % 80'ine kadar varabilen, yılda maksimum 12.000 Sterlin tutarında bir emekliliğe sahip olabilmektedirler.

Emeklilikte yoksulluğu azaltmak üzere Hükümetin önemli uygulamalarından birisi de emeklilik kredisidir (Pension Credit) . 2005 yılı Nisan ayından itibaren emeklilik kredisi, bekâr emekliler için haftada asgari 109,45 Sterlin, evli emekliler için ise 167,05 Sterlinlik bir kazancı güvence altına almaktadır. Başta emeklilik kredisi olmak üzere Hükümetin son yıllarda uyguladığı politikalar sonucu yoksulluk sınırının altındaki gelirde 1997 yılı ile karşılaştırıldığında 2/3 oranında azalma kaydedilmiştir. 2005 yılında, 70 ve üzerindeki yaş grubunda olup, Emeklilik Kredisinin yanı sıra günlük harcamalarına destek sağlamak amacıyla 19-25 Eylül 2005 tarihleri itibariyle 50 Sterlin ödenmiştir. Ayrıca 65 yaşın üzerinde olup, 19-25 Eylül 2005 tarihleri itibariyle Emeklilik Kredisinin garanti unsurunu almayanlar için belediye vergisi ödemelerine (Council Tax) katkı çerçevesinde hane halkı başına 200 Sterlin verilmiştir.

Öte yandan, 6 Haziran 2005 tarihinde Emeklilik Eğitim Fonu (Pension Education Fund) kurulmuştur. Anılan Fon, kar amacı gütmeyen kurumların, çalışma yaşındaki kişilere yönelik olarak emeklilik planlamasının önemini ve bu konudaki duyarlığı artıracak inisiyatifler geliştirmeleri için kısa dönemli finansman imkânı sunmaktadır. Amaç, hem bir işveren nezdinde istihdam edilenlere, hem de kendi namına çalışanlara, erken emekliliğin emekli geliri üzerinde muhtemel etkileri dâhil çeşitli konularda bilgi sağlayacak girişimleri finanse etmektir.

Hükümetin İngiltere'de emeklilik sistemini ve uzun dönemli tasarrufları incelemek üzere 2002 yılında kurduğu Bağımsız Emeklilik Komisyonu, 12.10.2004 tarihinde yayınladığı ilk raporunda, İngiltere'de emekliliğin ayrıntılı bir analizini yapmıştır. Anılan rapor, nüfusun yaşlanması ve yaşam beklentisinin artması doğrultusunda herhangi bir müdahale yapılmadığı takdirde İngiltere'nin karşılaşacağı sorunları ortaya koymuş ve bunların çözümü için aşağıda özetlenen 4 seçenek sunmuştur;

  • Hükümet herhangi bir şey yapmaz ve emeklilerin toplumun diğer kesimlerine kıyasla daha fazla yoksullaşmasına göz yumar.
  • Daha yüksek emekli aylıklarını finanse etmek için vergileri veya sigorta primlerini artırır.
  • Kişiler emeklilikleri için daha fazla yatırım yaparlar.
  • Kişiler şu anda olduğundan daha geç bir yaşta emekli olurlar.

Komisyon, bu seçeneklerden sadece birini uygulamanın soruna çözüm sağlamayacağını, İngiltere'nin karşılaştığı sorunlara dengeli ve sürdürülebilir çözüm üretecek mahiyette tüm seçeneklerin bir sentezinin yapılması gerektiğini belirtmiştir.

Emeklilik Komisyonu, 30 Kasım 2005 tarihinde İngiltere'de emekliliğin geleceği konusundaki 2. raporunu yayınlamıştır. Anılan raporda aşağıda yer alan öneriler vurgulanmıştır:

  • İşyerlerinde uygulanan mevcut mesleki emeklilik sistemleri dışında kalan tüm çalışanların isterlerse otomatik olarak bağlı olacakları ulusal emeklilik sisteminin kurulması. Bu sistemde, çalışanların asgari prim katkısı, 5.000 İngiliz Sterlini üzerindeki brüt ücretlerin % 5'ine tekabül edecek, işverenler ise % 3 oranında katkıda bulunacaklardır. Kendi namına çalışanlar için isteğe bağlı bir katılım öngörülmektedir.
  • Emekliliğin finansmanının makul temellere dayanmasını sağlayacak şekilde kamu emekliliğinde reform yapılarak daha cömert ve uzun dönemde kamu emekliliği yaşının artacağı bir sisteme geçilmesi.
  • Başkalarına bakma zorunlulukları nedeniyle çalışmaları kesintiye uğrayan ve bu nedenle mevcut emeklilik sistemi içinde dezavantajlı konumda bulunan kişilerin durumunu iyileştirmeye yönelik tedbirler.

Hükümet, raporda yer alan önerileri memnuniyetle karşılamış ve tartışmaların bu bulgular temelinde yapılmasında yarar gördüğünü açıklamıştır. Komisyonun tavsiyelerinin değerlendirilmesini müteakip Hükümet 2006 yılı içinde cevabi pozisyonunu açıklayacaktır.

Hükümet, istihdamda yaşlılara karşı ayrımcılığı önlemek üzere " Pozitif Yaş" isimli bir kampanya ile işverenleri yaşlıları istihdam etmenin ve yeniden eğitimin yararları konusunda bilinçlendirmeyi hedeflemektedir. Hükümetin, AB'nin yaşa dayalı ayrımcılığın önlenmesini içeren AB Direktifini 2006 yılında uygulamaya koyması beklenmektedir.

Aile ve Çocuklar

Strateji, çocuk bakımının geliştirilmesini, iş arama ve iş tekliflerini kabul etme karşılığında profesyonel danışmanların sürekli yardım garantisini içermekte, daha büyük çocuklu tek ebeveynli ailelere iş bağlantılı bir faaliyete katılmaları halinde haftada 20 Sterlinlik otomatik yeni bir ödenek verilmesinin pilot program çerçevesinde uygulanmasını öngörmektedir.

31 Ekim 2005 tarihinden itibaren aile sorumluluğunu tek başına taşıyan ebeveynler için, iş dünyası ile temaslarını artırmalarına yardımcı olmak üzere 3 ayda bir yapılan görüşmelere katılma zorunluluğu getirilmiştir. Bu çerçevede, 12 ay veya daha fazla süreyle gelir desteği almakta olan ve en küçüğü 14 yaş veya üstünde çocuğu/çocuklarıyla birlikte yaşayan ebeveynlere iş imkânları veya iş teklifi aldıklarında iş görüşmelerine hazırlayacak şekilde bilgi, tavsiye ve rehberlik verilmektedir. Ayrıca İngiltere'nin Güneydoğusunda yürütülen bir pilot program çerçevesinde söz konusu ebeveynler, iş buldukları takdirde, ücretlerine ilaveten haftalık 40 Sterlin tutarında bir ödenek almaktadırlar.

1997 yılından itibaren tek başına aile geçindiren ebeveynlerin istihdamı % 11 oranında artırılmış olup, halen söz konusu grupta istihdama katılım oranı % 57 ile rekor düzeydedir. Sadece geçtiğimiz yıl içinde ödenek talep eden tek başına aile geçindiren ebeveyn sayısı 41.000 kadar azalmıştır.

Çocuk Bakım Yasası, 8 Kasım 2005 tarihinde Parlamentoya sunulmuştur. Yeni Yasa, 5 yaşın altında çocuklar ve aileleri için çocuk bakım hizmetlerinin kalitesinin artırılmasını öngörmektedir. Yasa, 5 yaşın altındaki çocukların durumunu iyileştirmek ve yoksul ailelerden gelen çocuklarla varlıklı aile çocukları arasındaki fırsat eşitsizliğini kapatmak üzere mahalli idarelere her belediyede bir çocuk merkezi açma, çalışan ebeveynlerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere yeterli bakım hizmetlerini yürütme ve ailelere yardımcı olacak bilgileri verme gibi yeni yükümlülükler getirmektedir. Yasada ayrıca, bürokrasiyi azaltmak ve kaliteyi artırmak amacıyla çocukluğun ilk yılları ve çocuk bakımını düzenlemek ve teftiş etmek üzere sadeleştirilmiş bir hukuki çerçeve de öngörülmektedir.

2. Medeni Birliktelik Yasası

Medeni Birliktelik Yasası, 5 Aralık 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu yasa, 21 Aralık 2005 tarihinden itibaren aynı cinsten kişiler arasında resmi ve birbirlerine karşı hukuki sorumluluk içeren ilk sivil beraberliklerin kurulmasına izin vermektedir. Ancak bu birliktelik, 'evlilik' yerine 'medeni birliktelik' olarak adlandırılmaktadır.

Anılan yasa uyarınca, sivil beraberliği olan eşler önemli hak ve sorumluluklara sahip olacaklardır. Yasa, aşağıda belirtilen konularda hükümler içermektedir.

  •   İstihdam ve emeklilik yardımları
  •   Ölümcül kaza tazminatından yararlanma
  •   Ev içi şiddetten korunma
  •   Göçmen ve vatandaşlık hakları
  •   Medeni birliktelik ilişkisi içinde yaşayan eşe ve çocuklarına makul geçim sağlama sorumluluğu
  •   Çocuk destek yardımlarından yararlanmada medeni birliktelik ilişkisi içinde yaşayan eşler ile evli eşler arasında muamele eşitliği
  •   Hayat sigortası bakımından muamele eşitliği.

3. Çalışma ve Emeklilik Bakanlığının Önlemleri

5 Aralık 2005 tarihinde yapılan bütçe görüşmelerinde, kış yakacak yardımının bu Parlamentonun görev süresince, mevcut durumdaki gibi 200 Sterlin (80 yaşın üzerindekiler için 300 Sterlin) olarak devam edeceğini açıklanmıştır. Böylece, emekliler için yakacak yardımının devam edeceğine dair bir güvence sağlanmıştır. Maliye Bakanı konuşmasında ayrıca, aşağıda belirtilen önlemlerin de uygulamaya konacağını belirtmiştir:

Hükümet "ev yardımı- (Housing Benefit) " ile ilgili fonları artırmak suretiyle yerel makamların, bu yardımla ilgili sahtekârlıkları önlemek üzere, her yıl talepte bulunan kişilerin en az % 50'sinin evlerini ziyaret etmelerine imkân verecektir.

Çalışmayan, ödenek almayan veya etnik azınlıklara mensup kişiler gibi istihdama girmekte engellerle karşılaşan kişilere destek sağlanacaktır.

Irkçılığa dayalı ayrımcılığı önlemede özel sektöre yardımcı olmak üzere tavsiyelerde bulunmak üzere iş dünyasının önde gelen kişilerinden oluşan bir Komisyon kurulacaktır.

  4. İşgöremezlik Yasası / Ödeneği

1995 tarihli İşgöremezlikte Ayrımcılıkla Mücadele Yasası'nın (Disability Discrimination Act) istihdamla ilgili hükümleri 2004 yılı Ekim ayında Silahlı Kuvvetler dışındaki tüm çalışanları kapsayacak şekilde genişletilmiş olup, 2005 yılı Aralık ayı itibariyle yürürlüğe girmiştir. Yasa, malullerin haklarını geniş ölçüde artırmaktadır.

Hükümet, kişinin sağlık durumunun çalışma kapasitesini değişen oranlarda etkileyebileceğini dikkate alan ve işgöremezleri, iş piyasasına girmelerini sağlayacak tedbirleri aldıkları ölçüde ödüllendiren yeni bir sistem getirmeyi önermektedir. Bu sistemle öngörülen başlıca değişiklikler aşağıda belirtilmektedir:

İşgöremezlik ödeneği yeniden adlandırılmak suretiyle, kişilerin kolayca malul olarak sınıflandırılmaları önlenecektir.

İşgöremezlik halinde kişilere öncelikle işsizlik ödeneği oranlarında geçici bir ödenek bağlanacak ve ancak gerekli tüm tıbbi değerlendirmeler tamamlandıktan sonra yeni bir ödenek söz konusu olabilecektir. 12 haftalık bu süreçte "istihdam ve destek değerlendirmesi olarak adlandırılan yeni bir değerlendirme devreye girecektir.

Ciddi işgöremezlik veya kontrol edilebilir daha hafif işgöremezlik durumuna göre "rehabilitasyon destek ödeneği" ve "işgöremezlik ve hastalık ödeneği" olarak adlandırılan iki yeni ödenek söz konusu olacaktır.

Daha hafif işgöremezlik hali olanların büyük bir kısmının rehabilitasyon destek ödeneği alması öngörülmektedir. Bu çerçevede, öncelikle işsizlik ödeneği oranında (yaklaşık 55 Sterlin) temel bir ödenek bağlanması, daha sonra, kişinin "iş odaklı görüşmelere- (Work Focused Interviews) " katılması ve iş piyasasına geri dönmek için gereken tedbirleri almasının akabinde daha fazla ödenek alabilmesine imkân tanınması öngörülmektedir.

İş görmelerini engelleyecek ciddi maluliyeti bulunan kişiler ise mevcut durumdan daha cömert miktarda olması planlanan işgöremezlik ve hastalık ödeneği alacaklardır. Sözkonusu kişiler istihdam desteği almak için gönüllü olabileceklerdir.

5. Özürlülerle İlgili Yeni Birim

Başbakanlık Strateji Biriminin 2005 Ocak ayındaki tavsiyeleri üzerine, özürlülere muamele eşitliğinin sağlanması için, 1 Aralık 2005 tarihinde ODI olarak adlandırılan yeni bir birim oluşturulmuştur. Anılan birim, 2006 yılında kurulması öngörülen yeni Özürlü Kuruluşları Ulusal Forumunu (National Forum for Organisations of Disabled People) geliştirmek ve desteklemek üzere oluşturulmuştur. ODI, Başbakana sunulmak üzere bir yıllık ilerleme raporu hazırlayacaktır. Başbakan Tony Blair, yeni birimin açılmasının önemli bir gelişme olduğunu ve özürlülere daha iyi bir gelecek sunmak için Kabine içinde tam bir mutabakat bulunduğunu belirtmiştir. Çalışma ve Emeklilik Bakanı John Hutton ise, Başbakanın açıklamaları ile ilgili olarak, Hükümetin "çalışabilecek durumda olanlara iş, çalışamayacak durumda olanlara ise daha fazla destek" olarak ifade edilen reformlarının özürlülere muamele eşitliği bakımından da önemli sonuçlar getirdiğini belirtmiştir.

6. Ödenek Sahtekârlıklarına Dair Strateji Belgesi

13 Ekim 2005 tarihinde ödenek almak için yapılan sahtekârlıklarla ilgili olarak yayımlanan bir strateji belgesinde, ödeneklerden yararlanmada yapılan sahtekarlıkların azalmasında önemli bir başarı elde edildiği belirtilerek, yeni teknoloji ve veri kaynaklarının daha bilinçli kullanımı ile gelecekte sahtekarlıklarla mücadelede çok daha etkin bir yöntemin geliştirileceği iddia edilmektedir.

Belgede yer alan yeni önlemler;

  Telefonla yapılan başvurularda, şüpheli durumları kaynağında tespit etmek üzere ses stres analizi gibi özel sektör tekniklerinin araştırılması,

  Ödenek talepleriyle ilgili araştırma yapan kişilerin, geçmiş taleplerin analiz edilmesi ve önceki sahtekârlıkların profilinin çıkarılması gibi yöntemlerle yüksek risk gruplarının tanımlanması konusunda donanımlarının artırılması

olarak sıralanmaktadır.

7. İşveren Öncülüğünde Yeni Beceri Geliştirme Akademileri

Ulusal Beceri Akademileri, mesleki ve beceri eğitimine yönelik olarak 16-19 yaş grubundakilere ve yetişkinlere hizmet veren sektöre dayalı merkezlerdir. Eğitim ve Beceriler Bakanlığı, Ekim ayında Ulusal Beceri Akademileri Programının çalışma planına geçecek 4 sektörü inşaat, imalat, gıda ve mali hizmetler olarak belirlemiştir. İş planları 2006 yılı Nisan ayına kadar geliştirilerek sonbaharda uygulamaya konulacaktır.

İşverenler kendi fonlarını kullanarak Ulusal Beceri Akademilerinin kendi sektörleri için ulusal merkezler geliştirmelerine öncülük edecekler, gençlere ve yetişkinlere yüksek nitelikli eğitim vermede kamu eğitim sektörüyle işbirliği halinde çalışacaklardır.

8. Etnik Azınlıkların İstihdamını Artırmaya Yönelik Hükümet Desteği

Ulusal İstihdam Paneli (National Employment Panel) "Etnik Azınlıkların ve İnanç Gruplarının İstihdam ve İş Kurma İmkânlarını Artırma" konusunda bir rapor yayınlayarak, burada 10 tavsiyeye yer vermiştir. Bunlar arasında nüfusunun 2/3 oranında etnik azınlık barındıran Londra, Birmingham, Manchester, Leicester, Leeds/Bradford şehirlerinde kaynakların daha iyi kullanılması, söz konusu şehirlerde işverenin ihtiyaçları doğrultusunda entegre bir istihdam ve beceriler çerçevesinin belirlenmesini, halen iş piyasasından soyutlanmış durumda olan etnik azınlık mensubu kişilere odaklı destek verilmesini önermektedir. Halen " New Deals -Yeni Sözleşmeler ", " Employment Zones- İstihdam Alanları" ve "Tedbir Takımları- Action Teams " gibi inisiyatiflerle etnik azınlık mensubu 155.000 kişiye destek sağlayan Hükümetin, anılan raporun tavsiyeleri hayata geçirecek mahiyette yeni öneriler getirmesi beklenmektedir.

9. İşletmeler İçin Ücretsiz İş Sağlığı ve Güvenliği Tavsiyeleri

2005 yılı Ocak ayında başlatılan 20 milyon Sterlinlik yeni bir pilot proje çerçevesinde, küçük işletmelere ücretsiz iş sağlığı ve güvenliği tavsiyelerinin verilmesi öngörülmektedir.

EKONOMİK VE SOSYAL GELİŞMELER İLE İSTİHDAM PİYASASINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

1. Ekonomik ve Sosyal Gelişmeler

OECD'nin 2005 İngiltere Ekonomik Araştırmasında, ekonominin son derece istikrarlı olduğu, İngiltere mal ve iş piyasasının tüm OECD ülkeleri arasındaki en esnek pazarlar arasında yer almakla birlikte, kişi başına düşen GSYİH'nın diğer OECD ülkelerine kıyasla sadece ortalamanın biraz üzerinde seyrettiği ve İngiltere'nin en yüksek ekonomik performansa sahip ülkelerle arasındaki gelir farkını kapatma konusunda çok az ilerleme kaydettiği belirtilerek, bu bulguların yapısal performansın geliştirilmesine ihtiyaç olduğunu ortaya koyduğu ileri sürülmektedir. Bu amaçla, Hükümetin tedbir almaya başladığı özel öncelik alanları yenilik, beceri ve altyapı yatırımlarındaki zaaflara çözüm üreterek verimliliği artırmak, işgöremezlik ödeneği alan kişilerin iş piyasasına geri dönmelerine yardımcı olacak reformlar yoluyla emek kullanımını artırmak ve kamu kaynaklarının etkin kullanımını sağlamak olarak belirlenmiştir.

Büyüme, 2005 yılının 2. yarısında, yaklaşık % 2,5 olarak ifade edilen potansiyel büyüme tahmininin altında seyrederek % 1,7 olarak gerçekleşmiştir. Ekonominin biraz kapasitenin üzerinde büyüdüğü dikkate alındığında, büyümedeki hafif yavaşlama memnuniyetsizlik yaratmamıştır. Enflasyon, tüketici fiyat endeksi ile ölçüldüğünde 2004 sonbaharında % 1'lik orandan 2005 Ağustos'ta % 2,4'e yükselerek % 2 hedefinin biraz üzerine çıkmıştır. İşsizlik oranı % 5'in altında kalmış, ancak özel sektör ücret enflasyonu, enflasyon hedefi ile tutarlı seyretmiştir. AB'ne yeni katılan ülkelerle birlikte net göçün son dönemde ciddi artış göstermesi muhtemelen ilave iş piyasası esnekliği sağlamıştır.

Vergiler ve kamu harcamaları ekonomik büyümenin üzerinde seyretmiş, bu nedenle 1990'lı yılların sonunda % 40 olan kamu harcamaları-GSYİH oranı 2004 yılında % 44'e ulaşmıştır. Sağlık ve eğitimin kamu tarafından finanse edilen bölümü ciddi artış göstermiştir. Ödenekler ve vergiler iş arama inisiyatiflerini engellemeyecek seviyelerde kalırken, esnek ürün ve iş piyasaları sürdürülebilmiştir.

Etkinliği artırma çabalarının sürdürülmesi gerekmektedir. Sağlık ve eğitim çıktıları son dönemde biraz gelişme göstermekle birlikte, gelişmeler ağır seyretmekte olup, girdilerin genişlemesinden çok daha yavaş seyretmektedir. Hastane doktorlarına teşvik ücreti ödenmesi ve özel sektör hizmet sunucularının daha fazla işe dâhil olması gibi teşviklerin daha da artırılması ve hizmet alanların da mümkün olduğu ölçüde masraflara katılması öngörülmektedir.

İngiltere'de kara ve demir yollarına yıllardır gerekli yatırımın yapılmaması verimliliği azaltan bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Demiryollarında yeni bazı gelişmeler olmakla birlikte, sadece yeni yol yapımının başlı başına sorunları çözmeye yetmeyeceği, trafiğin yoğun olduğu alanlara giriş için alınan ve halen Londra'da başarıyla uygulanan "trafik yoğunluğu harcı- congestion charge " uygulamasının tüm ülkeye yaygınlaştırılabileceği, ancak bunun da pahalı olması nedeniyle yıllarca sürdürülemeyeceği ileri sürülmektedir. Demiryolu yatırımlarının karayolu yoğunluğunu hafifletme potansiyeline sahip olan yerlerde yapılması önerilmektedir.

2. İstihdam Piyasasına İlişkin Değerlendirmeler

Mevcut emeklilik düzenlemeleri, İngiltere'de OECD ülkeleri ile kıyaslandığında en düşük kamu emekliliği ile en gelişmiş isteğe bağlı özel emeklilik sistemlerinin bir karışımıdır. Devlet emekliliğinin esas amacı, gelirin yerini alan bir alternatif sunmaktan öte yoksulluğun önlenmesidir. Diğer OECD ülkelerinin aksine, İngiltere'de nüfus yaşlandıkça gelecekteki mali harcamaların ciddi ölçüde yükseleceği beklenmemektedir. Endişeler daha ziyade, istihdam gelirine kıyasla ortalama kamu emekliliğinin gerilemesi konusunda yoğunlaşmaktadır. Bunun yanı sıra özel emeklilik de gerilemektedir. Mevcut sistemin zaaflarından biri, gelir testine (means testing) tabi olacak kişi sayısının önemli ölçüde artmasının, mali harcamalarda azalmaya ve kaynakların en az gelir grubundakilere ulaşmasına hizmet etmekle birlikte, özel tasarrufa yönelmekten vazgeçen emeklilerin sayısının artmasına da neden olmasıdır. 2050 yılına kadar tüm emeklilerin % 60'ının ilave tasarruf gelirlerinin en az % 60'ı oranında bir marjinal vergi ile karşılaşma ihtimali bulunmaktadır. Mevcut sistemin karmaşıklığı da tasarrufa yönelmeyi önlemektedir. OECD'ye göre, gelir testine (means testing) aşırı bağımlılık azaltılarak önemli bir basitleştirme sağlanabilecektir. Bu, kamu emekli aylığının artırılarak fiyatlardan ziyade kazançlara endekslenmesi yoluyla elde edilebilecektir. Masrafların kısmen, emekli yaşını artmakta olan ömür beklentisiyle orantılı olarak tedrici olarak yükseltmek suretiyle karşılanması mümkün olabilecektir. Gelir testini azaltmak, emeklilikte diğer gelir kaynaklarını artırmak üzere reformlar yapılmasını da kolaylaştırabilecektir. Emeklilik tasarrufunda ciddi bir artış olmaması halinde, daha sonraki aşamada zorunlu tasarruflar düşünülebilir.

Aile yapısındaki değişiklikler ve daha fazla kadının çalışarak kariyer yapmayı istemesi, iş ve ev yaşantısı arasında uzlaşmayı sağlamak üzere esnek ve mali olarak makul çocuk bakım hizmetlerinin sağlanmasını zorunlu kılmaktadır. Erkek ve kadın istihdam oranları sırasıyla % 79 ve % 70'lere ulaşmakla birlikte, çoğu kadın kısmi zamanlı çalışmaktadır. Aynı zamanda, çok sayıda işsiz hane halkının bulunmasına bağlı daha farklı bir aile yapısı ortaya çıkmaya başlamış olup, sosyal dışlanmanın nesilden nesile geçirilme riski mevcuttur. 5 yaşın altında çocuğu olan yalnız ebeveyn konumundaki annelerin sadece üçte biri istihdam edilmektedir. Özellikle yalnız ebeveynli ailelerde çocuk bakım hizmetlerine erişim, bu sorunun çözümü ile ilgili tüm önlem paketlerinin önemli bir unsurudur. Çocuklara ücretsiz okul öncesi bakım hizmetleri sağlanması, kişilerin çalışmasını değer kılmaktadır. Çocuk bakım hizmetlerinin desteklenmesinin uzatılmış ücretli izne kıyasla öncelikli olduğu iddia edilmektedir. 2007'den itibaren, ücretli kısmı 6 aydan 9 aya çıkacak olan istihdam garantili 12 aylık analık izninin nasıl sonuçlar vereceği henüz açık değildir. Ancak ebeveynler için iznin nasıl alınacağına dair seçeneklerin artırılmasının (kısmi zamanlı veya ortaklaşa vb.) ve 9 aylık ücretli iznin 12 aylık ücretli izne dönüştürülmeden önce etkilerinin incelenmesinin sağduyulu bir yaklaşım olacağı düşünülmektedir.

İşsizlik oranı çok düşük olmakla birlikte, çalışma yaşında olup da çalışmayanların oranı 1990'lı yıllardaki gerilemeden itibaren ısrarlı bir biçimde % 21'in üzerinde seyretmiştir. 25-74 yaş grubunda ekonomik faaliyeti bulunmayan erkeklerin oranı % 7 olup, işsizliğin benzer seviyede olduğu 30 yıl öncesinde bu oranın sadece % 1 olması dikkate değerdir. Bu, kısmen genel olarak beceri eksikliği ile açıklanmaktadır. Aktif yaşta olup da çalışmama sonucu çoğunluğu erkek olmak üzere işgöremezlik ödeneği alanların sayısı, diğer ülkelerde olduğundan çok daha hızlı artmıştır. İşgöremezlik ödeneği alan 2,6 milyon kişinin çoğunun kendisini malul olarak değerlendirmemesi ve iş buldukları takdirde çalışmak istediklerini belirtmeleri umut vericidir. Ayrıca, işgöremezliği olduğu halde ödenek talep etmeden çalışan çok sayıda kişi de bulunmaktadır. Bu veriler, işgöremezlik ödeneği almakta olan kişilerin işe dönmelerine yardımcı olmak için şartların uygun olduğunu göstermektedir. Hükümet bu sorunun üstesinden gelmek için bir dizi girişim geliştirmiştir. "İşe Dönüş Yolları- Pathways to Work " olarak adlandırılan ve 2005 yılı başında ülkenin % 10'unda pilot olarak uygulanmakta olan bir program çerçevesinde işgöremezlik ödeneğini yeni almaya başlayan kişilerin iş odaklı görüşmelere katılmaları ve böylece işe dönmede karşılaştıkları engelleri aşmak üzere destek almaları sağlanmakta, ayrıca işe dönenler haftada 40 Sterlin bir iş kredisi almaktadırlar. Programın başarılı olması sonucu giderek genişletilmesi planlanmaktadır. İşgöremezlik ödeneklerinde en fazla endişe edilen husus, hastalık ödeneğinin otomatik olarak işgöremezlik ödeneğine dönüşmesi ve tıbbi değerlendirmelerin yetersizliğidir. OECD ülkelerindeki tecrübeler, ödenekler arası geçişin otomatik olarak yapılmasını engelleyecek şekilde uzman sağlık ekipleri oluşturmanın yararlı olduğunu göstermiştir.

OECD'nin son dönem araştırmaları, yenilikçi performansın hem çerçeve koşullara hem de bilim ve yenilikçi girişimlerle ilgili özel politikalara bağlı olduğunu göstermektedir. Araştırmalar, İngiltere'de çerçeve koşulların fevkalade olumlu olmasına rağmen, bilimde ve yenilikçi girişimlerde özel politikaların geliştirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

OECD araştırmaları, İngiltere'nin yenilikleri hazmetme etme kapasitesinin diğer ülkelere kıyasla düşük olduğunu göstermektedir. Bu kapasiteyi artırmak için işgücünün düşük olan genel beceri seviyesini artırmanın gerekli olduğu düşünülmektedir. Ara ve mesleki beceri eksikliğinin ekonominin yenilikleri hazmetme etme kapasitesini önemli ölçüde engellediği ve İngiltere'de başarılı yenilikler yapan firma sayısının nispeten az olmasının nedenini de açıkladığı ileri sürülmektedir. Gerçekten de İngiltere'de lisans ve lisansüstü programları tamamlayanların sayısı diğer ülkelerden daha az olmamakla birlikte, orta eğitimi tamamlamadan veya belli bir meslek alanında özel bir beceri kazanmadan okulu terk edenlerin sayısının yüksek olduğu gözlenmektedir. Hükümet, gençlerin en az 18 yaşına kadar öğrenime devam etmelerini ve 17 yaşındakilerin eğitime katılımının % 75'ten 10 yıl içinde % 90'a çıkarılmasını amaçlamaktadır. Mesleki eğitim programlarının kalitesinin geliştirilmesine ve mesleki programlar ve diplomaların birleştirilmesine çalışılmaktadır. Eğitimin işverenin öncelikleriyle uyumlu olmasını sağlamak üzere 2005 Kasım ayı itibariyle 25 Sektör Beceri Konseyi'ni (Sector Skills Councils) içeren bir ağ oluşturulmuştur. Bununla işgücünün % 85'ini kapsayacak şekilde her sektördeki işverenlerin becerilerle ilgili alınması gereken öncelikli tedbirleri belirlemek üzere bir araya gelmelerini sağlayan bir mekanizma tesis edilmektedir. 2007 yılı sonuna kadar gençlere işverenlerin ihtiyacı olan becerileri kazandırmak amacıyla 12 Beceri Akademisi (Skills Academies) kurulmuş olacaktır.

İngiltere'de 4,3 milyon küçük ve orta ölçekli işletme mevcuttur. KOBİ'ler 12,9 milyon kişiyi istihdam etmektedir (özel sektör işgücünün yarısından fazlası) ve bu rakam toplam özel sektör cirosunun % 51'ine tekabül etmektedir (yıllık 1.200 milyar Pound). KOBİ'lerde istihdam 1997 yıllından itibaren 906.000 artmıştır. 1997 yılına kıyasla katma değer vergisine kayıtlı işletme sayısı 165.000 daha fazladır ve kendi namına çalışan sayısı da 154.000 artmıştır. İngiltere'de müteşebbislik düzeyi AB ortalamasının üzerinde olmakla birlikte, Amerika Birleşik Devletleri gibi global aktörlerin arkasında kalmaktadır. Uluslararası karşılaştırmalı çalışmalar (Dünya Bankası Girişimcilik Raporu- World Bank Doing Business Report ) İngiltere'nin iş ortamı bakımından en iyi düzenlemelere sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Hükümet iş çevresini daha da iyileştirme konusuna önem vermektedir. İngiltere diğer taraftan e-iş bakımından da en ideal yerlerden biri olarak değerlendirilmektedir.